• Dolar Alış 9.2297TL
  • Dolar Satış 9.1929TL
  • Euro Alış 10.7138TL
  • Euro Satış 10.6710TL
Reklam
Reklam

KALAYCILIK TARİHE KARIŞIYOR

Reklam
, 0 Yorum

Türk Kültürü’nün bir parçası olan kalaycılık artık bitme noktasına geldi. 56 yıldır kalaycılık yapan Mehmet Sabır, yaptığı mesleği,  bütün zorluklara rağmen yaşatmaya çalışıyor. Gelişen teknolojiye karşı mesleğini ayakta tutmak için direniyor.

Yüzyıllardır Türk Kültürü’nün bir parçası olarak bilinen kalaycılık, günümüzde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Kalaycılık mesleğinin son temsilcilerinden olan Sabır ailesi, geçimini bu işle sağlıyor. Kalaycılığın baba mesleği olduğunu söyleyen Mehmet Sabır, vatandaşların artık eskisi gibi kalaylamaya ilgi göstermediklerini belirtti.

45 yıllık kalaycı ustası Mehmet Sabır, kalaycılık mesleğinin bitmeye yüz tuttuğunu ifade etti. Mehmet Sabır, bakırın insan sağlığına zararının olmamasına karşın günümüzde pek rağbet görmediğini kaydederek, “56 yıldır kalaycılık yapıyorum. Bu meslekten ailemi geçindiriyorum. Bu meslek bitiyor. Bizden sonra yetişmiş olan kimse yok” dedi.

NESİLLER BOYU KALAYCI

Bir zamanların gözde mesleği olan bakır ve kalaycılık teknolojinin karşısında tarihe karışıyor. Yıllar boyunca mutfakların vazgeçilmez aletleri, raflardan hiç düşürülmeyen bakır sahanlar, maşrapalar, su taşınan kovalar, bakraçlar şimdi birer tarihi sanat eseri olarak evlerin bir köşesinde sadece süs eşyaları olarak yer tutuyor. Bakırdan yapılan malzemelerin yerini çelik, porselen, plastik, çinko ve cam gibi daha ucuz ve kullanışlı kap kacaklar alıyor. Bakırcılığın ustalarını yetiştiren Maraş, Antep gibi illerde olduğu gibi Pazarcık’ta da bu mesleği icra edenlerin sayısı gün geçtikçe azalıyor. Nesillerdir geçimini kalaycılıkla sağlayan ailenin son temsilcilerinden Mehmet Sabır, mesleğinin tarihe karışan uğraşlardan biri olmasının üzüntüsünü yaşıyor. 56 yıldır kalaycılık yapan Sabır, mesleğini babasından öğrenmiş.

DEMİR VE ATEŞLE DÖĞÜŞÜYORUZ

Kalaycı Mehmet Sabır, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ellerim zaten nasır tuttu. Demir ve ateşle dövüşüyoruz. Mesleğimiz çok meziyetli bir meslek. Yeni nesil bu işe pek bakmıyor. Bu mesleğin en son elemanları artık biziz zaten. Bizim mesleğimiz şunun şurasında 15 sene daha yapılır, yapılmaz. Çırak yetişmiyor. Bu 5-10 sene içinde gurbetçilerin  gelmesiyle işler hareketlendi. Onlar da bitti mi biz de biteriz. İşimiz zor. Emeğimizin karşılığını pek nadir alıyoruz. Müşteri bir şey getiriyor, şunu kalayla diyor. Ne eziyetlerle olduğunu bilmiyor. Malzemeler de pahalı. Biz aşırı bir fiyatta müşterimize söyleyemiyoruz. Ürünü kalaylayıp gönderiyoruz, 1-2 sene sonra geliyor. Biz aynı ürün bir daha gelene kadar oturuyoruz. Bizim yaptığımız kalay mümkün değil 1 yıl, 1 buçuk yıl gider. Kabını düzgün kullanırsan 2 yıla kadar kalaylanmaya gerek olmaz. Bu müşteriyi biz 2 yıl beklemek zorundayız.”

SAĞLIK İÇİN KALAY

13 yaşından beri kalaycılık yapan Mehmet Sabır, bu işi yapanların sayısının her geçen gün biraz daha azaldığını söyledi. Bakır kapları önce tuz ruhuyla ardından da kumla temizlediğini belirten 69 yaşındaki Sabır, kum dökme işleminin ardından bu eşyaları nişadır ve eritilmiş kalayla birlikte odun ateşinde kalayladığını anlatıyor. Sabır, ayrıca bir bakır kabın zehirlenmeye yol açmaması için en azından yılda bir defa kalaylanması uyarısında bulundu. Bakır kapların kullanımının azalmasıyla bu eşyaları kalaylattırmaya gelenlerinde azaldığını ifade eden Mehmet Usta: “Babam kalaycılık yaparak ailemizi geçindirdi. Ben de bu mesleğin içinde büyüdüm ve ailemi bu şekilde geçindiriyorum. Bakır kaplar, diğer ürünlere göre daha sağlıklı. Bakır kaplar, insan sağlığı açısından alüminyum ve diğer metallerden yapılmış kaplara göre daha sağlıklı olmasına rağmen tercih edilmiyor. Kültürümüz ve sağlığımız için bakır kapların kullanımının artması lazım” şeklinde konuştu.

ÖZEL HABER: A. Bülent ÖZDEMİR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN